26 Nisan 2017 Çarşamba

Tinariwen - “Elwan” (Wedge SARL, -anti)


Sahra Çölü'nün blues'unu bize yıllardır nefis örneklerle dinletiyor Tinariwen. Göçebe Tuareg halkına mensup ekip, Mali'de barınamaz hale geldiğinden beri albümlerini Kuzey Amerika'daki Joshua Tree Ulusal Parkı'nda, anavatanlarını andıran bir çevrede (çölde de diyebiliriz pektabii) kaydediyor. Mart'ta İstanbul'a yolu bir kez daha  düşen grubun, Kurt Vile ve Mark Lanegan gibi isimleri de misafir ettiği son albümü “Elwan” (Filler) şu sıralar mutlaka dinlenecekler arasında olmalı.


Nadine Khouri - “The Salted Air” (One Flash Records)


PJ Harvey'le çalışmalarından anımsadığımız John Parish'in keşfine yardımcı olduğu Lübnan kökenli İngiliz şarkıcı Nadine Khouri nefis bir albüme imza atmış. Hipnotik, eklektik ve usul usul çalınıp tane tane söylenmiş şarkılar. Khouri'nin sesindeki yoğunluk bir yakaladı mı kulağınızı, uzun süre bırakmıyor.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Ceyl'an Ertem - “Yine De Amin” (Sony)


Yeni Ceyl'an Ertem albümünün adı sayesinde bir şair/yazar (Sinem Sal), kapağı vesilesiyle de bir ressam (Taner Ceylan) tanımak, merak etmek mümkün. Gaziantep Üniversitesi Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi'nde 5 günde canlı çalınarak bir albümün kaydedilebileceğini öğrenmek de. Türkiye'nin bazı çok iyi müzisyenleri ve aranjörleriyle çalışmasının etikisi / katkısı üzerinden o isimlerin diğer işlerini takip etmek, yeni müziklerle tanışmak da. Oysa memleketimizin müzik dinleme alışkanlığı maalesef ekseriyetle vokalden geçiyor. Sadece vokali işitiyoruz. Arkasında, önünde, yanında yamacında neler olup bittiği hep kaçıyor kulaktan. Ciddi bir haksızlık. En başta da hayranlık duyulan isme.

MUNA - “About U” (RCA)


Pop var, pop var. Üç kadın müzisyenden kurulu MUNA'nın bu ilk albümü için diyecek kelamı olan pop sınıfından, notları da gayet iyi olan bir öğrenci desek yeridir. Cinsiyet kavramı, kadın hakları, şiddetin farklı türlerinin sebep olduğu trajediler gibi ciddi mevzulara dair attıkları başlıkların altından akan, synth-pop'tan beslenmiş dürüst pop cümleleri. Stüdyoda ayar çekile çekile suni yamalı bohçalara dönmüş pop'a inat, 'temiz iş'.

11 Nisan 2017 Salı

Alexandre Moutouzkine - “Piano Music of Cuba” (Steinway and Sons)


Rus piyanist Moutouzkine, Kübalı klasik müzik ve caz bestecilerine duyduğu ilgili bu albüme taşımış. Ülkeleri dışında pek fazla tanınmayan bu isimlerin eserleriyle Küba'ya bir kez de piyano perspektifinden bakmak hoş. Üstelik, yeni sanatçıların peşine düşmeye vesile olacak Steinway garantili bir davetiye bu albüm.

Camilla George Quartet - “Isang” (Ubuntu Music)


Hem okullu, hem de -Courtney Pine gibi isimlerle çalarak- alaylı bir müzisyen Camilla George. Nijerya doğumlu, İngiltere ikametli alto saksafoncunun, quartet düzeninde kaydettiği ilk albümü, bir cover, bir de caz standardı dışında tamamen kendi bestelerinden oluşuyor. Ve lafı uzatmadan hemen söyleyelim: Keyif veriyor.

Norm Ender - “Aura” (EMI - Kent)


Türkçe rock'ın kalp kırıklıklarından başını kaldıramayıp bir türlü yakalayamadığı bıçkınlığa türkçe rap sahip farkındaysanız. İzmirli Norm Ender de memleketimizin o 'sözünü sakınmayan' rapper'larından. Kafiyeleriyle hip hop camiasının tanınmış pek çok ismiyle diss tabir edilen şekilde atışıyor. Rap kurallarına uygun bir özgüvenle kendini tanımlıyor: Türkçe rap'in 'efsanesi', 'tanrısı'... En büyük avantajı pop estetiklerini ve bu coğrafyaya özgü nağmeleri (kah sample, kah bizzat) ihmal etmeyerek akılda çok çabuk kalacak şarkılar yapması. “Aura”nın çıkar çıkmaz çok kısa sürede gayet yüksek dinlenme sayılarına ulaşması bunun bir nevi sağlaması.

Rag'n'Bone Man - “Human” (Columbia/Sony)


Hatasız kul olmaz, insanım sonuçta minvalinde sözlere sahip“Human” adlı şarkısıyla son aylarda Britanya (ve ardından dünyanın) en çok dinlenen isimlerinden birine dönüştü Rory Graham. Heybetli, dövmeleri ve sakalıyla dikkat çekici bir tip Rory, yani Rag'n'Bone Man. Rap yaparak adım attığı müzik dünyasına, baba tavsiyesi dinleyerek şarkı söyleyerek devam edişinin neticesini, 32 yaşına bastığı şu günlerde fazlasıyla alıyor. “Human” öyle bir şarkı ki, Amy Winehouse, Adele ya da Hozier söylese de olurmuş, öyle bir kumaşa sahip. Albümün kalanı da benzer hissiyatta; temelinde modern zamanlara uygun bir prodüksiyonla parlatılmış olmasını retro tınlayarak kamufle eden, İngiliz usulü 'mavi gözlü' soul. Bazen funk'a, bazen blues'a yakın durup, arada rap'e göz kırpıp, sıkça da gospele selam veren şarkılar.

4 Nisan 2017 Salı

SOHN - “Rennen” (4AD)


Sabahlara kadar tepinmek suretiyle dans pistlerini aşındırmaya teşvik etmeyen 'sakin' elektronik müziğin son 5 yıldaki güzel kazanımlarından biri Christopher Taylor, nam-ı diğer SOHN. Üç sene evvel ilk albümü “Tremors”la güzel bir hava yakalamış, kolay dinlenen ama farklı seviyelerde derinlikler de ihtiva eden şarkılarıyla kulak ihya etmişti. İkinci albümü “Rennen”le 2017'ye merhaba diyen İngiltere doğumlu prodüktör ve besteci (ve müzisyen, haliyle), benzer bir formülü uyguluyor. Gayet kişisel mevzuları da, global olarak tanımlayabileceklerimizi de müziğinin kolayca aralarına karışabileceğiniz katmanlara sahip yapısına katıyor. Albüm isim şarkısına özellikle dikkat.


Allame - “Anakronik” (Dokuz Sekiz Müzik)

Memleket hip hop camiasıyla, türkçe rap ile biraz olsun ilgilenenler Allame adını bugüne dek mutlak suretle duymuştur. Trabzon doğumlu Hamza Gül, yani Allame, 10 yılı aşkın süredir çıkardığı kayıtlarla hatırı sayılır bir takipçi kitlesine sahip. Yeni albümü “Anakronik”, eski usül rap'ten de modern zamanların prodüksiyon özelliklerinden de nasibini almış şarkılardan oluşuyor. Ve tabii yaşadığımız coğrafyadan da. Rap'le ilgilenenler kadar günün türkçe rap'i nasıl, ne olup bitiyor fikir sahibi olmak isteyenlere.