27 Haziran 2017 Salı

Valerie June - “The Order of Time” (Concord Music)


Valerie June ve saçları. Tennessee merkezli sanatçının yeni albümüne dair ilk dikkat çekecek şey, ve hatta ilk akılda kalacak şey kendisinin medusa ile rastafari arası saç tercihi. Ama June’un saçları, Kuzey Amerika’nın geleneksel (ve yerli) müzikal geleneklerini indie çağının country/folk estetiklerine uygun icra edilmiş iyi mi iyi şarkıları yanında sadece bir ekstra, güzelinden bir detay.


6 Mayıs 2017 Cumartesi

Lara Di Lara - “Hazineler İçindesin” (Sony Müzik Türkiye)


Dilara Sakpınar’ı 123’ten anımsayanlar mutlaka olacaktır. Özenli ve özel bir müzik yaparak, sunumuna da alışık olduğumuzdan birkaç tık daha fazla önem veren albümler kaydetmiş bir gruptu 123. Lara Di Lara (ya da lara di lara da yazıldığına denk geleceksiniz), Dilara’nın solo projesi. Altı şarkılık bir EP ile takdim ettiği Lara Di Lara yolculuğuna ilk albümüyle devam ediyor. Memleketimizin türkçe sözlü müzik camiası için kendi sesini, tınısını, yolunu yordamını arayan iyi bir iş “Hazineler İçindesin”. Cazsı anlar,uçuk taraflar, deneyler mevcut ama özünde, sırtını şarkıların gücüne dayamış kişisel bir albüm.

5 Mayıs 2017 Cuma

Karen Elson - “Double Roses” (1965 Records)


Karen Elson 2010’da ilk albümü “The Ghost Who Walks”u yaptığında, adının hemen akabinde mutlak suretle o zamanki eşi ve çocuklarının babası Jack White ile modellik kariyeri geçiyordu. Umulmadık derecede kişilikli ve iyi bir albümdü oysa kendisi. Tabii ki Jack White etkisi fena halde barizdi, ama Karen da Amerikan kırsalından gotik bir prenses edasıyla arz-ı endam ediyordu. Aradan yıllar geçti, çift ayrıldı, ve Karen yeni bir albüm kaydetti. Kendi tabiriyle bir ‘boşanma sonrası’ albümü “Double Roses”. Artık onu ‘eş durumundan torpilli’ görmek mümkün değil, kendi ayakları üzerinde duruyor. Üstelik Laura Marling, Father John Misty ve Pat Carney (The Black Keys) gibi konukları, iyi bir prodüktörü var.İlk albümündeki teatral ve vintaj hava da yerini daha modernce, daha pop dostu bir tınıya bırakmış.

Ed Sheeran - “÷ (divide)” (Asylum/Atlantic Records)


Başta memleketi İngiltere’de olmak üzere Ed Sheeran çok seviliyor, ve kimsenin onu sevmekten yakın zamanda vazgeçeceği yok gibi. Bir cazibesi var, ve onu şarkılarıyla çok iyi besliyor. Üçüncü albümü “÷”, çıkar çıkmaz internet üzerinden milyonlarca kez dinlenerek, her türlü popüler müzik listesinin tepesine kuruldu. Öyle ki, İngiltere ilk 20’sinin neredeyse Sheeran’ın şarkılarından oluşuyordu. Peki Sheeran müzikal anlamda bu ilgiyi görmeyi hak ediyor mu? O konu biraz muallak, belki biraz daha az akor dizilişi / vokal partisyonu ödünç alırsa... Ama o zaman ilk dinleyişte yakalayan eserler vermesi zorlaşacaktır... Neyse, neyse, bunları bir kenara bırakalım sizi her halûkarda bir yerden yakalayan keyifli şarkılar bunlar, o kısımla ilgilenelim.

29 Nisan 2017 Cumartesi

The Away Days - “Dreamed at Dawn” (Pasaj)


The Away Days için, dikkat çeken, neler yapacağı merak uyandıran, adları kulaktan kulağa yayılan genç bir grup olarak başlayan süreç ilk albümleriyle nihayet taç giydi. Adım adım hem memleket sathında, hem de ecnebi müzik blogları, festivalleri (ve hatta tanınmış gazeteler) nezdinde alaka gördüler. İngilizce müzik yapıyorlar. Ve bunu, ecnebi muadilleri gibi, ya da kadar değil, onlarla başa baş ‘mücadele’ edecek iyilikte yapıyorlar. Birtanya’nın gitarlı müzikal ekollerinden beslenmiş, bu güne ait ama uzun vadede kolayca eskimeyecek şarkılara, bir ucundan mutlaka sizi yakalayacak sözlere sahipler. Tek handikapları, haklarında yazılıp çizilirken zikredilen müthiş abartılı övgüler, halbuki zaten işleri ortada, abartıya gerek bırakmayacak denli de iyi.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Tinariwen - “Elwan” (Wedge SARL, -anti)


Sahra Çölü'nün blues'unu bize yıllardır nefis örneklerle dinletiyor Tinariwen. Göçebe Tuareg halkına mensup ekip, Mali'de barınamaz hale geldiğinden beri albümlerini Kuzey Amerika'daki Joshua Tree Ulusal Parkı'nda, anavatanlarını andıran bir çevrede (çölde de diyebiliriz pektabii) kaydediyor. Mart'ta İstanbul'a yolu bir kez daha  düşen grubun, Kurt Vile ve Mark Lanegan gibi isimleri de misafir ettiği son albümü “Elwan” (Filler) şu sıralar mutlaka dinlenecekler arasında olmalı.


Nadine Khouri - “The Salted Air” (One Flash Records)


PJ Harvey'le çalışmalarından anımsadığımız John Parish'in keşfine yardımcı olduğu Lübnan kökenli İngiliz şarkıcı Nadine Khouri nefis bir albüme imza atmış. Hipnotik, eklektik ve usul usul çalınıp tane tane söylenmiş şarkılar. Khouri'nin sesindeki yoğunluk bir yakaladı mı kulağınızı, uzun süre bırakmıyor.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Ceyl'an Ertem - “Yine De Amin” (Sony)


Yeni Ceyl'an Ertem albümünün adı sayesinde bir şair/yazar (Sinem Sal), kapağı vesilesiyle de bir ressam (Taner Ceylan) tanımak, merak etmek mümkün. Gaziantep Üniversitesi Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi'nde 5 günde canlı çalınarak bir albümün kaydedilebileceğini öğrenmek de. Türkiye'nin bazı çok iyi müzisyenleri ve aranjörleriyle çalışmasının etikisi / katkısı üzerinden o isimlerin diğer işlerini takip etmek, yeni müziklerle tanışmak da. Oysa memleketimizin müzik dinleme alışkanlığı maalesef ekseriyetle vokalden geçiyor. Sadece vokali işitiyoruz. Arkasında, önünde, yanında yamacında neler olup bittiği hep kaçıyor kulaktan. Ciddi bir haksızlık. En başta da hayranlık duyulan isme.

MUNA - “About U” (RCA)


Pop var, pop var. Üç kadın müzisyenden kurulu MUNA'nın bu ilk albümü için diyecek kelamı olan pop sınıfından, notları da gayet iyi olan bir öğrenci desek yeridir. Cinsiyet kavramı, kadın hakları, şiddetin farklı türlerinin sebep olduğu trajediler gibi ciddi mevzulara dair attıkları başlıkların altından akan, synth-pop'tan beslenmiş dürüst pop cümleleri. Stüdyoda ayar çekile çekile suni yamalı bohçalara dönmüş pop'a inat, 'temiz iş'.

11 Nisan 2017 Salı

Alexandre Moutouzkine - “Piano Music of Cuba” (Steinway and Sons)


Rus piyanist Moutouzkine, Kübalı klasik müzik ve caz bestecilerine duyduğu ilgili bu albüme taşımış. Ülkeleri dışında pek fazla tanınmayan bu isimlerin eserleriyle Küba'ya bir kez de piyano perspektifinden bakmak hoş. Üstelik, yeni sanatçıların peşine düşmeye vesile olacak Steinway garantili bir davetiye bu albüm.